Sıkça Sorulan Sorular arşivleri - Liv Hospital Obezite Merkezi

All Posts in Category: Sıkça Sorulan Sorular

Obezite Cerrahisi Hakkında Herşey

 

Obezite hastalığında ülkemiz Avrupa ülkeleri arasında üst sıralarda yer alıyor. Türkiye’de obezite kadınlarda yüzde 40, erkeklerde ise yüzde 20 oranında görülüyor. Obezite ve metabolizma cerrahisi, obezitenin tedavisindeki yüksek başarısıyla büyük önem kazanmış, obezitenin yandaş hastalıklarını da tedavi ettiğinden (Diyabet, hipertansiyon, kolesterol yüksekliğ, uyku apnesi, polikistik over, vs.) son yıllarda daha fazla kullanılmaya başlandı. Bu hastalıkların çoğundan kurtulmak, obezite cerrahisi sonrası daha hastaneden çıkarken veya çok kısa sürede olmaktadır. Cerrahi yöntemler artık özellikle diyabette son çare olarak değil medikal tedaviye alternatif ve çok etkili bir tedavi yöntemi olarak görülmektedir.

Doç. Dr. Hasan Altun obezite cerrahisinde sıklıkla kullanılan yöntemlere dikkat çekiyor.

Tüp mide (Sleeve gastrektomi)

Bu yöntemde midenin yüzde 75’i çıkarılıyor ve geride tüp şeklinde bir mide kısmı kalıyor. Kilo vermek mide bandına göre daha iyi oluyor. Anatomi bozulmadığı için vitamin ve mineral eksikliği nadiren gelişiyor ve hayat boyu vitamin-mineral takviyesine gerek kalmıyor. Ameliyat süresi kısa sürede bitiyor(45 dk) ve hastalar hastaneden 2-3 gün sonra taburcu olup işine dönebiliyor.

Gastrik bypass

Yemeyi kısıtlayıcı ve aynı zamanda emilimi engelleyici bir ameliyattır. Kilo verdirme etkisi ve obezitenin yandaş hastalıklarından kurtarma etkisi diğer yöntemlere göre daha iyidir. Tip 2 diyabetik hastalar diyabetlerinden yüzde 85-90 oranında kurtulur. Yan etki oranı ise diğer yöntemlerden daha fazladır. Hayat boyu vitamin mineral takviyesi gerekebilir.

Robotik cerrahi hem hasta hem doktor için avantajlı

Bütün obezite ameliyatları laparoskopik yöntemle yani karın açılmadan karna açılan ufak deliklerden yerleştirilen aletlerle yapılmaktadır. Ayrıca daha ileri bir yöntem olan robotik yöntemle de yapılabilmektedir. Robotik cerrahide doktorun kontrol ettiği el aletleri yerine doktorun uzaktan kontrol ettiği hareket kabiliyeti çok yüksek robotik kollar kullanılıyor. Bu kollar sayesinde robot insan bileğinin yaptığı bütün hareketleri taklit edebiliyor ve ve insan bileğinden çok daha fazla hareket kabiliyeti kazandırıyor. Robotik cerrahi sistemi ile daha net görüntüler elde edilebiliyor. Ameliyatlar çok küçük kesilerle gerçekleştirebiliyor ve estetik açıdan daha iyi sonuçlar alınıyor. Ameliyat sonrası oluşabilecek kanama ve kaçak gibi hastanın hastanede kalış süresini uzatan yan etkiler azaltılabiliyor.

Read More

Sizden Gelenler

  • Aşırı kilolu insanlar, obezler, morbid obezler kimlerdir?

İnsanların aşırı kilolu veya obez olup olmadıklarına vücut kitle indekslerine göre karar verilir. Vücut kitle indeksi kişinin kilosunun boyunun karesine bölünmesiyle elde edilen bir değerdir. 100 kg ve 170 santim birinin vücut kitle indeksi yaklaşık 35’tir. Vücut kitle indeksi 25-30 arasında olanlara aşırı kilolu, 30’un üzerinde olanlara obez denir. Eğer 40’ın üzerindeyse morbid (öldürücü) obezite denir.

  • Morbid obezlerin diyetle, sporla zayıflamaları mümkün değil mi?

Obezitenin tedavisinde esas amaç kişinin hayat tarzında değişiklik yaparak kilo verdirmektir. Cerrahi dışı yöntemler (diyet, akapunktur, ilaç tedavisi, spor vs.) öncelikle uygulanmalıdır. Fakat bu yöntemlerin morbid obezitede başarılı olma şansı yüzde 10’u geçmez. Bu yöntemlerle başarılı kilo veren hastalar da vardır ama genelde kilonun korunması problem olur.

  • Obezite hastaları genellikle ne için başvuruyor, estetik kaygı mı yoksa hastalık mı?

Hastalar genelde cerrahi tedaviye en son yöntem olarak başvurur. Kliniğe başvuran hastaların çoğunluğu birçok yöntem deneyip başarısız olan hastalardır. Estetik kaygıyla başvuran hastalar olmakla birlikte genelde bu hastaların oranı azdır. Genelde hasta başvuruları hastalık kaygısıyla olur. Obezitenin yol açtığı diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi, kolesterol yüksekliği ve benzeri hastalıklarda ilaç tedavilerinin başarısız olması hastaları cerrahi yönteme yönlendirir.

  • Türkiye’de obezite ne durumda?

Türkiye İstatistik Kurumu’nun son araştırmasına göre kadın-erkek vücut kitle indeks rakamlarına bakıldığında; kadınların yüzde 25’inin obez, yüzde 29’unun fazla kilolu olduğu görülmüş, erkeklerin ise yüzde 15’inin obez, yüzde 38’inin ise fazla kilolu olduğu saptanmıştır. Bu rakamlar gelişmiş ülke rakamlarına yakındır.

  • Şişmanlık hangi hastalıklara davetiye çıkarıyor?

Obeziteye bağlı günümüzde oldukça sık görülen ve hayat kalitesini çok düşüren birçok yandaş hastalık görülüyor. Diyabet, obezite, uyku apnesi, kolesterol yüksekliği, hipertansiyon, reflü, astım, eklem sorunları, bacaklarda damar sorunları bunlardan bazılarıdır.

  • Herkes ameliyat olabiliyor mu? Obezite cerrahisi için uygun adaylar kimler?

Obezite cerrahisi için başvuran her hastaya ameliyat yapılmıyor. Hastanın birtakım kriterleri karşılaması gerekir. Hastanın mutlaka ameliyat dışı yöntemleri bir süre denemiş olması gerekir. Hastanın yaşı 18-65 yaş arasında olmalı ve anesteziyi kaldırabilecek durumda olması gereklidir. Vücut kitle indeksi 40’ın üzerinde olması veya 35-40 arasında ise obeziteye bağlı ek bir hastalığı olmalı veya 30-35 arasında ise diyabeti veya metabolik sendromu olması gerekir. Ayrıca hastada tedavi edilmemiş psikiyatrik bir bozukluk olmamalı ve madde veya alkol bağımlılığının olmaması gerekir.

  • Ameliyata tek başınıza mı karar veriyorsunuz?

Hastaların ameliyat olup olmamasına bir kurul karar veriyor. Bu kurulda obezite cerrahı, endokrin uzmanı, kardiyoloji uzmanı, göğüs hastalıkları uzmanı, psikolog veya psikiyatri uzmanı ve diyetisyen bulunuyor. Bu kuruldaki uzmanlar tarafından değerlendirilerek ameliyata karar veriliyor.

  • Ameliyat nasıl yapılıyor?

Bu ameliyatlar günümüzde ileri teknolojiyle gerçekleştirilir. Laparoskopik veya robotik dediğimiz yöntemler kullanılarak hastanın karnı açılmadan tek delik veya birden fazla delikten gerçekleştirilebilir. Ameliyat süreleri, günümüzde teknolojinin de etkisiyle giderek kısalıyor. En sık uygulanan obezite ameliyatlarından biri olan tüp mide ameliyatı 45dakikada bitirilebilir.

  • Hasta normal hayatına ne zaman dönüyor?

Bu ameliyatların ileri teknolojiyle kısa sürede karın açılmadan yapılabilmesi nedeniyle 1 hafta içinde hastalar normal hayatlarına dönebilir.

  • Hasta ne zaman kilo vermeye başlıyor?

Hastalar kilo vermeye ameliyattan hemen sonra başlıyor, 2-3 gün hastanede kalış sürelerinde bile 3-4 kilo verirler. İlk aylarda kilo verme hızlı olur ve kilo verme 1-1.5 yıl sürer. Hastalar bu arada fazla kilolarının yüzde 75-80’ini verir.

  • Ameliyat sonrası yüzde 100 başarı sağlanıyor mu?

Bu ameliyatların diyet ve diğer yöntemlerle karşılaştırıldığında başarı şansı çok yüksektir. Yönteme göre değişmekte birlikte başarı şansı yüzde 80-95’tir.

  • Ameliyattan sonra hastalar çok zorlanıyor mu? Hemen uyum sağlıyorlar mı?

Hastaların uyumu ameliyat sonrası yüksek olur. Özellikle hastaların ilk aylardaki hızlı kilo verimi bu uyumu artırır. Bu uyumu artırmak için hastalar ameliyat sonrası da takip edilir. Cerrahi ekip, diyetisyen ve psikolog tarafından hasta yakın takip edilir ve uyum sorunu yaşayan hastalar daha yakından takip edilir. Belli aralarla yapılan grup terapileri ile uyum ve başarı artırılmaya çalışılır.

  • Ameliyattan sonra kilo verememe ya da tekrar alma gibi bir risk var mı?

Hastaların istediği kiloyu verememe ve tekrar alma riski iyi takip edilen hastalarda oldukça düşüktür. Bu oran yönteme göre yüzde 5-10’u geçmez.

  • Hastanın ameliyattan sonra yapması gereken şeyler nelerdir?

Ameliyattan sonra yaklaşık 1 ay süren sıvı tedaviden tam katı gıdalara geçilen bir geçiş dönemi vardır. Bu dönemde uyum önemlidir. Hastaların ameliyat sonrası birtakım kısıtlamalar uymaları ve kilo verimini fiziksel aktivitelerini artırarak desteklemeleri gerekir.

  • Ameliyattan sonra neler düzeliyor? Hasta nasıl bir konfora kavuşuyor?

Hastalar kilo verimiyle beraber obezitenin yol açtığı birçok yandaş hastalıktan kurtulur. Ayrıca fiziksel faaliyetlerini daha rahat yapabilir ve obezitenin normal hayatında yol açtığı birçok kısıtlamadan kurtulur. Kilo verimiyle insanların iş hayatındaki verimi ve başarısı da artar. Kişilerin özgüveni artar ve psikolojik sorunları azalır.

  • Obez hastalara uygulanan cerrahi yöntemler neler?

Günümüzde en sık uygulanan obezite cerrahisi tüp mide ameliyatıdır. Eskiden sık uygulanan bir yöntem de mide kelepçesiydi. Fakat yöntemin başarısının düşük olması ve bazı sorunlara yol açması nedeniyle kullanımı oldukça azalmıştır. Bunun dışında emilim bozukluğu yapan gastrik bypass ve duodenal switch ameliyatları vardır.

  • Neden en sık tüp mide yöntemi uygulanıyor?

Tüp mide ameliyatının süresi kısa ve daha basit bir ameliyattır. Emilim bozukluğu yapmaz yani bağırsaklarla ilgili bir işlem yapılmaz. Bu yüzden ileride bağırsaklarla ilgili bir sorun yaşanmaz ve hayat boyu bir vitamin ve mineral takviyesi gerekmez. Oldukça başarılı sonuçlar verdiğinden ve yöntemi daha basit olduğundan çok tercih edilir.

  • Peki mide by pass’ı?

Gastrik bypass daha eski bir yöntemdir. Çok uzun süredir kullanılır. Yemeyi kısıtlamasının yanında bağırsakların kısaltılması nedeniyle emilim bozukluğu yapmaktadır. Tüp mide ameliyatına göre daha iyi kilo verdirmekte ve obezitenin yol açtığı yandaş hastalıklardan daha yüksek oranda kurtarmaktadır. Fakat ameliyat süresi uzundur, daha komplikedir ve hayat boyu vitamin-mineral takviyesi gerekir. Bu nedenlerle daha kısıtlı bir hasta grubuna uygulanır.

Read More

Ameliyat Sonrası Evinizde Yaşam

Hastaneden taburcu olduktan sonra dikkat etmeniz gerekenler

 

1.İlk banyo ne zaman yapabilirim? Evinize gittiğiniz ilk gün ılık bir duş alıp hemen rahatlayabilirsiniz, dren yeriniz hastaneden çıkarken kapalı olur, duşunuzu bu şekilde alıp banyodan hemen sonra bandajı çıkarıp size verilen bandajla pansuman yapabilirsiniz.

2.Verilen ilaçlar ne kadar kullanılacak?Size verilen kan sulandırıcı iğneler size aksi belirtilmedikçe 10 gün boyunca günde bir defa cilt altına uygulanacak. Ayrıca size aksi belirtilmedikçe verilen mide koruyucu (pantpas vs) 6 ay boyunca her sabah aç karnına günde 1 tablet alınacak. Verilecek diğer besin desteklerinin kullanımını ekteki tabloda bulabilirsiniz.

3.Protein kullanmam gerekir mi? Ameliyat sonrası özellikle ilk 2 haftalık dönemde kilo verirken kas yıkımı olmaması için günlük 60-80 gram protein almanız gerekir. Protein için protein tozları ve protein shake alabilirsiniz. Size verilecek protein shakelerde bir kutuda 30 gram protein vardır. Günde 1-2 tane almanız günlük ihtiyacınızı karşılayacaktır. Bu ürünler pratik kutularda yanınızda taşıyabileceğiniz şekilde tasarlanmış, gün boyu diyetinize ek yavaş yavaş kutuyu bitirmeniz yeterli olacaktır.

 

4.Vitamin kullanmam gerekir mi? Aksi belirtilmedikçe size verilen vitaminleri günde 1-2 defa almanız gerekir. Size özellikle ilk 3 ay için rahat kullanım için çiğnenebilen tabletler önerilecektir. Vitaminleri size özellikle belirtilmedikçe ilk 3 ay kullanın. Eğer çiğnenebilen tablet bulamazsanız normal tabletlerden alabilirsiniz, almakta zorlanırsanız ikiye bölüp tok karnına kullanabilirsiniz. Devam edip etmeyeceğiniz 3.ayda yapılan kan kontrolleri sırasındaki değerlere göre karar verilir. Gastrit bypass veya duodenal switch ameliyatı olan hastaların kendilerine verilen vitamin ve mineralleri ömür boyu kullanmaları gerekmektedir.

 

5.Neden ilk hafta saydam gıdalar tüketmeliyim? Mideniz ameliyattan sonraki erken dönemde ameliyatın travmasına bağlı ödemli ve şiştir. Sadece sıvı tanesiz gıdalar geçebilir. Bunun dışındaki gıdalar midenizi tıkayıp şiddetli ağrı ve kusmaya yol açabilir.

 

6.Elma suyu dışında meyve suyu kullansam ne olur? Diğer hazır olan meyve suları çok yüksek oranda sofra şekeri içermektedir. Özellikle ilk haftalarda şekerli gıdalar tüketildiğinde damping sendromu geçirme riskinizden dolayı uzak durmanız gerekmektedir.

7.Damping sendromu nedir?Hızlı mide boşalmasına bağlı gelişen dumping sendromu, ince bağırsağın alt kesimleri (jejunum) mideden gelen sindirilmemiş gıdalarla çok hızlı dolarsa oluşur. İstenmeyen sindirim sistemi belirtileri verir. Damping sendromu ayrıca gastrik cerrahi geçirmiş hastalarda şeker ve bazı nişastalar gibi basit karbonhidratların veya yüksek glisemik indeksli gıdaların alınması ile de tetiklenebilir.

Hızlı mide boşalımının iki varyasyonu vardır: Erken ve geç dumping. Erken dumping öğün sırasında veya hemen ardından meydana gelir. Erken dumping semptomları karın ağrısı, geğirme, çarpıntı, bulantı, kusma, ishal ve nefes darlığıdır. Aksine, geç dumping tipik olarak yemekten 1-3 saat sonra ortaya çıkar. Geç dumping belirtileri halsizlik, baş dönmesi ve bitkinliktir.

 

8.Ne zaman spor yapabilirim? Evinize gittikten hemen sonra kısa mesafeli hafif tempolu yürüyüşlerinize başlayabilirsiniz. İlk 4-6 hafta ameliyat yerlerinizde fıtık oluşma riski nedeniyle karın kaslarını kasacak ağır egzersizlerden uzak durmanız gerekmektedir.

 

9.Yüzmeye ne zaman başlayabilirim? Dikişleriniz alındıktan sonra veya alınacak dikişiniz yoksa ameliyattan 1 hafta sonra yüzmenizde herhangi bir sakınca yoktur.

 

10.Neden çok halsizim? Özellikle ilk 1 hafta yetersiz kalori alımına bağlı halsizlik ve baş ağrısı görülebilir. Yetersiz sıvı alınımı halsizliği artırabilir. Ameliyat sonrası yeterli sıvı almanız, vitamin ve proteinleri düzenli almanız halsizliğinizi azaltacaktır.

 

11.Hıçkırık neden oluyor? Ameliyat sonrası mideniz küçüldüğünden ilk zamanlarda sıvı aldığınızda da mideniz genişler ve hıçkırığa neden olur. Korkulacak bir durum değildir. Hıçkırık oluşunca yemeği bırakın ve biraz yürüyüş yapın, hıçkırığınız geçecektir.

 

12.Kontrollerde neler yapılacak? Taburculuktan bir hafta sonra genel kontrol için çağırılırsınız. Bu kontrolden sonra şehir dışına çıkabilirsiniz ve uçuş yapabilirsiniz. Daha sonra 1.ay, 3.ay, 6.ay, 1.yılda ve akabinde yılda bir kontrole çağırılırsınız. Özellikle 3.ve 6. ay ve sonrasında yılda bir kan tetkikleri yapılarak vitamin ve mineral eksiklikleri saptanmaya çalışılır. Ayrıca diyetisyen ve psikolog kontrolleri yapılır.

 

13.Diyabet hastalığı olanlar veya ameliyat öncesi diyabetik ilaç kullanan hastalar eve çıktıklarında günlük düzenli olarak yemek öncesi ve yemekten 2 saat sonra ve yatma zamanı kan şekerlerini kontrol etmeli ve gerektiğinde doktoruna danışmalıdır.

 

14.Ameliyat sonrası kabız olursam ne yapmam gerekir? Ameliyat sonrası özellikle ilk 3 ay kabız kalınması nadir değildir. Hastaların sıvı ve yemek alımının az olması, fiziksel aktivitenin azlığı, alınan demir gibi ilaçlar ve verilen ağrı kesicilerin yan etkisi olarak kabızlık normalden fazla görülmektedir. Ameliyat sonrası kabızlığı azaltmak için ve barsak hareketlerini artırmak için sıvı alımı ve fiziksel aktivite artırılmalı, lifli yiyeceklerden kullanılmalı, sizi kabız bırakabilecek yiyeceklerin alınımı azaltılmalıdır (size verilen diyet listesinde bulabilirsiniz) eğer eve çıktıktan sonraki 2-3 gün içinde büyük abdeste çıkmazsanız doktorunuzun size verdiği ilaçlardan kullanmaya başlayın. İlaç almanıza rağmen 2 gün içinde çıkamazsanız mutlaka doktorunuzu arayın.

Read More