All posts by Liv Obezite

Çağın Vebası Obezite

Önce sorunları bulup çözümlemeye çalışın

Beslenme konusunda doğruları bilip uygulayamıyorsanız bunun arkasındaki nedenleri bulmak gerekir. Duygular hayatı etkilediği gibi beslenmeyi de etkiler. Çözülmeyen problemler yeme davranışını kötü etkileyebilir, bunun için diyet öncesinde hayatınızda kötü giden bir şeyler varsa, işe sorunları bulup çözmekle başlamak gerekir. Yeme bozukluğu bir hastalıktır ve psikolog, psikiyatr ile birlikte çözülmesi gereken bir davranış bozukluğudur.

Bel çevrenizi ölçün

Bel çevresindeki yağlanma obezitenin göstergelerinden biridir.  Bel çevresi ölçüsü erkeklerde 94, kadınlarda 80 santimi geçmemelidir. Erkeklerde 94-101 santim arası artmış risk, 102 santimi geçmesi yüksek risk, kadınlarda 80-87 santim arası artmış risk, 88 santimi geçmesi yüksek risk olarak değerlendirilir. Bu risk kalp-damar hastalıkları, diyabet, hipertansiyon, karaciğer yağlanması, eklem hastalıkları başta olmak üzere pek çok hastalığa nedendir.

Obeziteden kurtulmanın 5 önemli adımı;

  • Düzenli öğün ve kahvaltı yapın: Çalışmalar gösteriyor ki düzenli kahvaltı yapan ve öğün atlamayan kişiler daha zayıf.
  • Ömür boyu spor yapın: Sadece kilo vermek için değil hayatınızın her döneminde hareketli olmalısınız, ağırlığınızı korumak bir enerji hesabıdır.
  • Bol sebze ve tahıllı besinler tüketin: Fazla protein ve yağ tüketmek vücudun yağ oranını arttırır, kalp damar sağlığınızı kötü etkiler.
  • Basit şekerden uzak durun: Şeker aldığınız tatlı, meşrubat, kolalı içecekler size hiçbir fayda sağlamaz. Basit şeker sizin obezite yanında şeker hastası olmanıza bile neden olur.
  • Stresli hayattan uzak durun: Stresten uzak durmak zor olabilir ama stresi azaltacak yollar bulmalısınız. Günlük hayatımızın olağanlığı dışında hoşunuza giden, size keyif veren hobiler edinmek bile kafanızı dağıtmaya yardımcı olacaktır.
Read More

Obezite Ameliyatı İçin Uygun muyum?

Obezite Ameliyatı için Uygunluk Kriterleri

– Vücut kitle indeksiniz 40 ve üzerinde ise

– Vücut kitle indeksiniz 35-40 arasında ve obezite bağlı yandaş hastalıklarınız

–  Var ise; hipertansiyon, diyabet, uyku apnesi, hiperlipidemi, eklem sorunları,hayat kalitesinde bozulma vs.

–  18 – 65 yaş arasında iseniz ( 18 yaş altı ve 65 yaş üstü bazı kriterleri karşılayan hastalarda da ameliyat yapılabilmektedir)

–  Cerrahi dışı diğer yöntemleri denedikleri halde kilo veremeyenler

Kimler uygun değil:

*Anestezi ve ameliyatı kaldırabilecek kardiyopulmoner performansa sahip olmayan hastalar
*Alkol ve madde bağımlılığı olan hastalar
*Tedavi edilmemiş ciddi bir psikiyatrik sorunu olanlar

Ameliyat olmak isteyen hastaların takip edecekleri yol:

*Görüşme öncesi anket doldurulması
*Bariatrik cerrahi ile görüşme
*Ameliyat öncesi yapılacak değerlendirmeler için randevu
*Ameliyat gününün planlanması

 

İsim Soyisim (*)

Şehir (*)

Telefon (*)

Epostanız (*)

Konu

İletiniz

Read More

Obezite Cerrahisi Hakkında Herşey

 

Obezite hastalığında ülkemiz Avrupa ülkeleri arasında üst sıralarda yer alıyor. Türkiye’de obezite kadınlarda yüzde 40, erkeklerde ise yüzde 20 oranında görülüyor. Obezite ve metabolizma cerrahisi, obezitenin tedavisindeki yüksek başarısıyla büyük önem kazanmış, obezitenin yandaş hastalıklarını da tedavi ettiğinden (Diyabet, hipertansiyon, kolesterol yüksekliğ, uyku apnesi, polikistik over, vs.) son yıllarda daha fazla kullanılmaya başlandı. Bu hastalıkların çoğundan kurtulmak, obezite cerrahisi sonrası daha hastaneden çıkarken veya çok kısa sürede olmaktadır. Cerrahi yöntemler artık özellikle diyabette son çare olarak değil medikal tedaviye alternatif ve çok etkili bir tedavi yöntemi olarak görülmektedir.

Doç. Dr. Hasan Altun obezite cerrahisinde sıklıkla kullanılan yöntemlere dikkat çekiyor.

Tüp mide (Sleeve gastrektomi)

Bu yöntemde midenin yüzde 75’i çıkarılıyor ve geride tüp şeklinde bir mide kısmı kalıyor. Kilo vermek mide bandına göre daha iyi oluyor. Anatomi bozulmadığı için vitamin ve mineral eksikliği nadiren gelişiyor ve hayat boyu vitamin-mineral takviyesine gerek kalmıyor. Ameliyat süresi kısa sürede bitiyor(45 dk) ve hastalar hastaneden 2-3 gün sonra taburcu olup işine dönebiliyor.

Gastrik bypass

Yemeyi kısıtlayıcı ve aynı zamanda emilimi engelleyici bir ameliyattır. Kilo verdirme etkisi ve obezitenin yandaş hastalıklarından kurtarma etkisi diğer yöntemlere göre daha iyidir. Tip 2 diyabetik hastalar diyabetlerinden yüzde 85-90 oranında kurtulur. Yan etki oranı ise diğer yöntemlerden daha fazladır. Hayat boyu vitamin mineral takviyesi gerekebilir.

Robotik cerrahi hem hasta hem doktor için avantajlı

Bütün obezite ameliyatları laparoskopik yöntemle yani karın açılmadan karna açılan ufak deliklerden yerleştirilen aletlerle yapılmaktadır. Ayrıca daha ileri bir yöntem olan robotik yöntemle de yapılabilmektedir. Robotik cerrahide doktorun kontrol ettiği el aletleri yerine doktorun uzaktan kontrol ettiği hareket kabiliyeti çok yüksek robotik kollar kullanılıyor. Bu kollar sayesinde robot insan bileğinin yaptığı bütün hareketleri taklit edebiliyor ve ve insan bileğinden çok daha fazla hareket kabiliyeti kazandırıyor. Robotik cerrahi sistemi ile daha net görüntüler elde edilebiliyor. Ameliyatlar çok küçük kesilerle gerçekleştirebiliyor ve estetik açıdan daha iyi sonuçlar alınıyor. Ameliyat sonrası oluşabilecek kanama ve kaçak gibi hastanın hastanede kalış süresini uzatan yan etkiler azaltılabiliyor.

Read More

Sizden Gelenler

  • Aşırı kilolu insanlar, obezler, morbid obezler kimlerdir?

İnsanların aşırı kilolu veya obez olup olmadıklarına vücut kitle indekslerine göre karar verilir. Vücut kitle indeksi kişinin kilosunun boyunun karesine bölünmesiyle elde edilen bir değerdir. 100 kg ve 170 santim birinin vücut kitle indeksi yaklaşık 35’tir. Vücut kitle indeksi 25-30 arasında olanlara aşırı kilolu, 30’un üzerinde olanlara obez denir. Eğer 40’ın üzerindeyse morbid (öldürücü) obezite denir.

  • Morbid obezlerin diyetle, sporla zayıflamaları mümkün değil mi?

Obezitenin tedavisinde esas amaç kişinin hayat tarzında değişiklik yaparak kilo verdirmektir. Cerrahi dışı yöntemler (diyet, akapunktur, ilaç tedavisi, spor vs.) öncelikle uygulanmalıdır. Fakat bu yöntemlerin morbid obezitede başarılı olma şansı yüzde 10’u geçmez. Bu yöntemlerle başarılı kilo veren hastalar da vardır ama genelde kilonun korunması problem olur.

  • Obezite hastaları genellikle ne için başvuruyor, estetik kaygı mı yoksa hastalık mı?

Hastalar genelde cerrahi tedaviye en son yöntem olarak başvurur. Kliniğe başvuran hastaların çoğunluğu birçok yöntem deneyip başarısız olan hastalardır. Estetik kaygıyla başvuran hastalar olmakla birlikte genelde bu hastaların oranı azdır. Genelde hasta başvuruları hastalık kaygısıyla olur. Obezitenin yol açtığı diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi, kolesterol yüksekliği ve benzeri hastalıklarda ilaç tedavilerinin başarısız olması hastaları cerrahi yönteme yönlendirir.

  • Türkiye’de obezite ne durumda?

Türkiye İstatistik Kurumu’nun son araştırmasına göre kadın-erkek vücut kitle indeks rakamlarına bakıldığında; kadınların yüzde 25’inin obez, yüzde 29’unun fazla kilolu olduğu görülmüş, erkeklerin ise yüzde 15’inin obez, yüzde 38’inin ise fazla kilolu olduğu saptanmıştır. Bu rakamlar gelişmiş ülke rakamlarına yakındır.

  • Şişmanlık hangi hastalıklara davetiye çıkarıyor?

Obeziteye bağlı günümüzde oldukça sık görülen ve hayat kalitesini çok düşüren birçok yandaş hastalık görülüyor. Diyabet, obezite, uyku apnesi, kolesterol yüksekliği, hipertansiyon, reflü, astım, eklem sorunları, bacaklarda damar sorunları bunlardan bazılarıdır.

  • Herkes ameliyat olabiliyor mu? Obezite cerrahisi için uygun adaylar kimler?

Obezite cerrahisi için başvuran her hastaya ameliyat yapılmıyor. Hastanın birtakım kriterleri karşılaması gerekir. Hastanın mutlaka ameliyat dışı yöntemleri bir süre denemiş olması gerekir. Hastanın yaşı 18-65 yaş arasında olmalı ve anesteziyi kaldırabilecek durumda olması gereklidir. Vücut kitle indeksi 40’ın üzerinde olması veya 35-40 arasında ise obeziteye bağlı ek bir hastalığı olmalı veya 30-35 arasında ise diyabeti veya metabolik sendromu olması gerekir. Ayrıca hastada tedavi edilmemiş psikiyatrik bir bozukluk olmamalı ve madde veya alkol bağımlılığının olmaması gerekir.

  • Ameliyata tek başınıza mı karar veriyorsunuz?

Hastaların ameliyat olup olmamasına bir kurul karar veriyor. Bu kurulda obezite cerrahı, endokrin uzmanı, kardiyoloji uzmanı, göğüs hastalıkları uzmanı, psikolog veya psikiyatri uzmanı ve diyetisyen bulunuyor. Bu kuruldaki uzmanlar tarafından değerlendirilerek ameliyata karar veriliyor.

  • Ameliyat nasıl yapılıyor?

Bu ameliyatlar günümüzde ileri teknolojiyle gerçekleştirilir. Laparoskopik veya robotik dediğimiz yöntemler kullanılarak hastanın karnı açılmadan tek delik veya birden fazla delikten gerçekleştirilebilir. Ameliyat süreleri, günümüzde teknolojinin de etkisiyle giderek kısalıyor. En sık uygulanan obezite ameliyatlarından biri olan tüp mide ameliyatı 45dakikada bitirilebilir.

  • Hasta normal hayatına ne zaman dönüyor?

Bu ameliyatların ileri teknolojiyle kısa sürede karın açılmadan yapılabilmesi nedeniyle 1 hafta içinde hastalar normal hayatlarına dönebilir.

  • Hasta ne zaman kilo vermeye başlıyor?

Hastalar kilo vermeye ameliyattan hemen sonra başlıyor, 2-3 gün hastanede kalış sürelerinde bile 3-4 kilo verirler. İlk aylarda kilo verme hızlı olur ve kilo verme 1-1.5 yıl sürer. Hastalar bu arada fazla kilolarının yüzde 75-80’ini verir.

  • Ameliyat sonrası yüzde 100 başarı sağlanıyor mu?

Bu ameliyatların diyet ve diğer yöntemlerle karşılaştırıldığında başarı şansı çok yüksektir. Yönteme göre değişmekte birlikte başarı şansı yüzde 80-95’tir.

  • Ameliyattan sonra hastalar çok zorlanıyor mu? Hemen uyum sağlıyorlar mı?

Hastaların uyumu ameliyat sonrası yüksek olur. Özellikle hastaların ilk aylardaki hızlı kilo verimi bu uyumu artırır. Bu uyumu artırmak için hastalar ameliyat sonrası da takip edilir. Cerrahi ekip, diyetisyen ve psikolog tarafından hasta yakın takip edilir ve uyum sorunu yaşayan hastalar daha yakından takip edilir. Belli aralarla yapılan grup terapileri ile uyum ve başarı artırılmaya çalışılır.

  • Ameliyattan sonra kilo verememe ya da tekrar alma gibi bir risk var mı?

Hastaların istediği kiloyu verememe ve tekrar alma riski iyi takip edilen hastalarda oldukça düşüktür. Bu oran yönteme göre yüzde 5-10’u geçmez.

  • Hastanın ameliyattan sonra yapması gereken şeyler nelerdir?

Ameliyattan sonra yaklaşık 1 ay süren sıvı tedaviden tam katı gıdalara geçilen bir geçiş dönemi vardır. Bu dönemde uyum önemlidir. Hastaların ameliyat sonrası birtakım kısıtlamalar uymaları ve kilo verimini fiziksel aktivitelerini artırarak desteklemeleri gerekir.

  • Ameliyattan sonra neler düzeliyor? Hasta nasıl bir konfora kavuşuyor?

Hastalar kilo verimiyle beraber obezitenin yol açtığı birçok yandaş hastalıktan kurtulur. Ayrıca fiziksel faaliyetlerini daha rahat yapabilir ve obezitenin normal hayatında yol açtığı birçok kısıtlamadan kurtulur. Kilo verimiyle insanların iş hayatındaki verimi ve başarısı da artar. Kişilerin özgüveni artar ve psikolojik sorunları azalır.

  • Obez hastalara uygulanan cerrahi yöntemler neler?

Günümüzde en sık uygulanan obezite cerrahisi tüp mide ameliyatıdır. Eskiden sık uygulanan bir yöntem de mide kelepçesiydi. Fakat yöntemin başarısının düşük olması ve bazı sorunlara yol açması nedeniyle kullanımı oldukça azalmıştır. Bunun dışında emilim bozukluğu yapan gastrik bypass ve duodenal switch ameliyatları vardır.

  • Neden en sık tüp mide yöntemi uygulanıyor?

Tüp mide ameliyatının süresi kısa ve daha basit bir ameliyattır. Emilim bozukluğu yapmaz yani bağırsaklarla ilgili bir işlem yapılmaz. Bu yüzden ileride bağırsaklarla ilgili bir sorun yaşanmaz ve hayat boyu bir vitamin ve mineral takviyesi gerekmez. Oldukça başarılı sonuçlar verdiğinden ve yöntemi daha basit olduğundan çok tercih edilir.

  • Peki mide by pass’ı?

Gastrik bypass daha eski bir yöntemdir. Çok uzun süredir kullanılır. Yemeyi kısıtlamasının yanında bağırsakların kısaltılması nedeniyle emilim bozukluğu yapmaktadır. Tüp mide ameliyatına göre daha iyi kilo verdirmekte ve obezitenin yol açtığı yandaş hastalıklardan daha yüksek oranda kurtarmaktadır. Fakat ameliyat süresi uzundur, daha komplikedir ve hayat boyu vitamin-mineral takviyesi gerekir. Bu nedenlerle daha kısıtlı bir hasta grubuna uygulanır.

Read More